Haber Özeti: CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ramazan ayı kapsamında hazırlattığı yardım kolilerinin üzerine kendi fotoğrafını yerleştirip bu anları videoya çekerek paylaşınca, sosyal medyada ‘gösteriş’ suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.
VELİ AĞBABA YARDIM KOLİLERİ NEDEN TARTIŞILIYOR?
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ramazan ayı yardımları kapsamında ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere hazırlanan gıda kolilerinin üzerine kendi portre fotoğrafını bastırdı. Yardımların dağıtım sürecine dair hazırlanan videoların sosyal medya platformlarında paylaşılması, yardım alan kişilerin deşifre edilmesi ve siyasi propaganda yapılması gerekçesiyle geniş bir kesim tarafından tepkiyle karşılandı.
Türkiye’de siyasi figürlerin kamu kaynakları veya şahsi bütçeleriyle yaptıkları yardımlarda kendi reklamlarını yapmaları öteden beri etik bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Veli Ağbaba cephesinden konuya ilişkin henüz resmi bir savunma gelmezken, paylaşılan videonun altındaki yorumlarda vatandaşlar ‘bir elin verdiğini diğer el görmemeli’ düsturuna vurgu yaparak tepkilerini dile getirdi. Özellikle ihtiyaç sahiplerinin mahremiyetinin korunmaması, dijital çağda bu tarz görüntülerin kalıcı izler bırakması eleştirilerin odağını oluşturuyor.
SİYASİ YARDIMLARDA ETİK SINIR NEDİR?
Geçmiş yıllarda da benzer şekilde belediye başkanlarının veya milletvekillerinin isimlerini taşıyan yardım paketleri gündeme gelmiş ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ile çeşitli etik kurullar tarafından bu durum ‘seçmen iradesini etkileme’ çabası olarak nitelendirilmişti. 2024 yerel seçimleri sürecinde de benzer tartışmalar yaşanmış, birçok siyasi parti lideri ‘reklamsız yardım’ sözü vermişti. Veli Ağbaba‘nın 2026 yılı Ramazan ayındaki bu hamlesi, siyasi nezaket ve etik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Vatandaşlar sosyal medya üzerinden yaptıkları yorumlarda, hayır işlerinin siyasi bir yatırım aracına dönüştürülmesinden duydukları rahatsızlığı ifade ediyor. ‘Al birini vur ötekine’ şeklindeki yorumlar, toplumun hem iktidar hem de muhalefet kanadındaki bu tarz popülist yaklaşımlara karşı genel bir doygunluğa ulaştığını gösteriyor. Uzmanlar, yardım faaliyetlerinde kişisel görsellerin kullanılmasının, yardımın insani amacından sapıp bir ‘PR’ çalışmasına dönüştüğüne dikkat çekiyor.
VELİ AĞBABA YARDIM VİDEOSU SOSYAL MEDYADA NASIL KARŞILANDI?
Paylaşılan görüntülerde yardım alan vatandaşların yüzlerinin ne derece korunduğu veya rızalarının alınıp alınmadığı sorusu büyük bir merak konusu oldu. Sosyal medya kullanıcıları, özellikle ekonomik zorluklarla mücadele eden insanların bu şekilde birer ‘propaganda nesnesi’ haline getirilmesini sert sözlerle eleştirdi. Veli Ağbaba‘nın kendi cebinden mi yoksa bağışlarla mı bu yardımı yaptığı sorusu da tartışmanın bir diğer boyutunu oluşturuyor.
Bu gelişme, Türkiye’deki siyasi kültürde yerleşmiş olan ‘hizmetin reklamı’ geleneğinin hala ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor. Okuyucular, yardımların içeriğinden ziyade sunum şekline odaklanmış durumda. Benzer bir olay 2021 yılında yaşandığında, kamuoyu baskısı sonucu bazı isimler fotoğraflı paylaşımlarını silmek zorunda kalmıştı. Veli Ağbaba‘nın bu tepkiler karşısında nasıl bir geri adım atacağı veya savunma yapacağı siyasi kulislerde merakla bekleniyor.
Türkiye’de Siyasi Yardım ve Etik Gelenekler
Türkiye’nin siyasi tarihinde, yardım faaliyetleri her zaman çift tarafı keskin bir bıçak olarak görülmüştür. Eski kuşak siyasetçiler yardımları kapalı kapılar ardında yapmayı tercih ederken, modern dönemde sosyal medyanın etkisiyle ‘görünürlük’ ön plana çıkmış durumda. Eski Diyanet İşleri Başkanlarının ve sosyologların sıkça vurguladığı gibi, ‘yardımın gizli olanı makbuldür’ anlayışı, toplum vicdanında hala en güçlü referans noktasıdır.
Siyaset bilimciler, bu tür eylemlerin genellikle ters teptiğini ve seçmen nezdinde samimiyet sorgulamasına yol açtığını belirtiyor. Veli Ağbaba‘nın Malatya ve genel merkez düzeyindeki etkisi göz önüne alındığında, bu olayın parti içerisindeki yansımalarının da olması muhtemeldir. Toplumun büyük bir kesimi, kamu hizmeti veya sosyal yardım başlığı altındaki her türlü faaliyetin bireysel kahramanlık öykülerinden arındırılmasını talep ediyor.