Hakkari’deki ’40 Yıllık Vatansızlık’ İddiasına Resmi Yalanlama Geldi

Haber Özeti: Hakkari’de 40 yıldır vatansız yaşadığı iddia edilen aile hakkında Dezenformasyonla Mücadele Merkezi açıklama yaparak, şahısların Türk vatandaşlığı için resmi bir başvuruda bulunmadığını, yalnızca vatansız statüsü aldıklarını bildirdi.

HAKKARİ’DEKİ VATANSIZ KİMLİK BELGESİ İDDİALARI GERÇEK Mİ?

İran’ın Urmiye kentinden 40 yıl önce Hakkari‘nin Yüksekova ilçesine göç eden Kudret Akarsu ve ailesinin durumu, bölgedeki mülkiyet ve vatandaşlık hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sosyal medyada ve bazı basın mecralarında ailenin sistemsel bir engel nedeniyle vatandaşlık alamadığı öne sürülse de, devletin resmi kanalları durumun tamamen usul eksikliğinden kaynaklandığını vurguluyor.

İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DDM) tarafından yapılan incelemeler sonucunda, bahsi geçen kişilerin bugüne kadar Türk vatandaşlığına geçmek için herhangi bir resmi makama başvuru dosyası sunmadığı tespit edildi. Kayıtlara göre aile, sadece mevcut durumlarını yasallaştırmak adına vatansız kişi statüsü için talepte bulunmuş ve bu talepleri ilgili göç idarelerince onaylanarak sonuçlandırılmıştır.

TÜRKİYE’DE VATANSIZ STATÜSÜ ALANLARIN SAYISI ARTIYOR MU?

Türkiye’de Vatansız Kişi Kimlik Belgesi, herhangi bir devletle vatandaşlık bağı bulunmayan kişilere temel haklardan yararlanmaları için verilen geçici bir statüdür. Geçmiş yıllarda benzeri durumdaki ailelerin vatandaşlık süreçleri incelendiğinde, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu çerçevesinde ikamet ve başvuru şartlarını yerine getirenlerin süreci tamamladığı görülmektedir. 2023 ve 2024 verileri, vatandaşlık başvurularının dijitalleşmesiyle birlikte usulüne uygun başvuruların sonuçlanma hızının arttığını göstermektedir.

Hakkari’deki örnekte olduğu gibi, ailenin elindeki belge aslında onların Türkiye’de yasal bir statü kazandığını ve kayıt altına alındığını kanıtlıyor. Yetkililer, vatandaşlık sürecinin başlaması için kişilerin irade beyanıyla resmi dilekçe vermesinin yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatarak, sistemin otomatik olarak kimseyi vatandaşlığa almadığının altını çiziyor.

VATANDAŞLIK BAŞVURUSU YAPILMAZSA NE OLUR?

Resmi bir vatandaşlık başvurusu yapılmadığı sürece bireyler sağlık, eğitim ve mülkiyet haklarından kısıtlı bir çerçevede, sadece sahip oldukları ‘vatansız’ statüsünün tanıdığı imkanlarla yararlanabiliyor. Bu durum özellikle Hakkari gibi sınır illerinde göçle gelen nüfusun sosyal entegrasyonunu zorlaştırıyor. Vatandaşlık hakkı kazanılmadığı müddetçe seçme ve seçilme hakkı gibi anayasal haklar kullanılamıyor.

İlgili birimler, Kudret Akarsu ve ailesine vatandaşlık başvurusu için izlemeleri gereken yollar hakkında bilgilendirme yapıldığını açıkladı. Vatandaşın hak kaybına uğramaması adına İl Göç İdaresi Müdürlükleri üzerinden gerekli evrakların tamamlanması bekleniyor. Kamuoyuna sunulan yanlış bilgilerin, devlet kurumlarının işleyişine dair haksız bir algı oluşturduğu belirtiliyor.

TÜRKİYE’NİN GÖÇ VE VATANDAŞLIK POLİTİKASI NASIL İŞLİYOR?

Türkiye, tarihsel olarak Kafkasya ve İran coğrafyasından gelen nüfusa karşı her zaman insani bir koruma kalkanı oluşturmuştur. İçişleri Bakanlığı yetkililerinin geçmiş açıklamalarında da belirtildiği üzere, vatandaşlık süreci sadece ikamet süresine değil, aynı zamanda milli güvenlik ve kamu düzeni kriterlerine de dayanmaktadır. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, başvuruların şeffaf bir şekilde değerlendirildiğini ancak bireysel başvuru olmadan sürecin başlamasının mümkün olmadığını defalarca beyan etmiştir.

Yorum yapın