Özet Haber: Gazeteci Lube Ayar, Selçuk İnan‘ın şahsi iletişim bilgilerini sansürlemeden paylaştığı gerekçesiyle yargılandığı davada 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Mahkeme, sanığın pişmanlık göstermemesi ve adli geçmişi nedeniyle HAGB veya erteleme kararı uygulamadı.
Gazeteci Hacer Lube Ayar’ın, kişisel verileri hukuka aykırı şekilde yayma suçlamasıyla yargılandığı dava İstanbul’da sonuçlandı. Yargılama sonunda mahkeme, Ayar’ın savunmasını haksız bularak hapis cezası yönünde hüküm kurdu.
LUBE AYAR NEDEN CEZA ALDI, SELÇUK İNAN İLE ARASINDA NE OLDU?
Dava süreci, 7 Mart 2024 tarihinde Lube Ayar‘ın sosyal medya hesabından bir bilirkişi raporunu yayınlamasıyla başladı. Söz konusu belgede, şikayetçi Selçuk İnan‘ın cep telefonu numarası ve kimlik bilgilerinin herhangi bir kapatma işlemi yapılmadan açıkça görüldüğü belirlendi. Bu paylaşımın ardından telefonla taciz edildiğini ve özel hayatının güvenliğinin kalmadığını belirten İnan, hukuki yollara başvurdu. Mahkeme, telefon numarasının yasalar önünde ‘mutlak kişisel veri’ olduğunu ve izinsiz paylaşımının suç teşkil ettiğini tescilledi.
LUBE AYAR HAKKINDAKİ KARARIN DETAYLARI: HAPSE Mİ GİRECEK?
Mahkeme heyeti, sanık Lube Ayar hakkında Türk Ceza Kanunu uyarınca önce 2 yıl hapis cezası takdir etti. Bu ceza, iyi hal indirimi ile 1 yıl 8 ay hapis cezasına dönüştürüldü. Kararın en can alıcı noktası ise cezanın ertelenmemesi oldu. Hakim; sanığın adli sicil kaydı ve mahkemedeki tutumu nedeniyle ‘yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığına’ hükmederek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) yoluna gitmedi. Bu karar, yasal süreç tamamlandığında Ayar için infaz aşamasına geçileceği anlamına geliyor.
MAHKEMEDE LUBE AYAR NASIL BİR SAVUNMA YAPTI?
Duruşma salonunda kendisini savunan Lube Ayar, 25 yıldır gazetecilik yaptığını ve paylaşımının tamamen haber amaçlı olduğunu dile getirdi. Paylaştığı dosyanın gizli olmadığını ve suç işleme kastı taşımadığını söyleyen Ayar, beraat talebinde bulundu. Ancak mahkeme, profesyonel bir gazetecinin kişisel verilerin korunması konusundaki hassasiyeti bilmesi gerektiğini vurgulayarak savunmayı yeterli görmedi.