Haber Özeti: Merkez Bankası’nın ilk kez yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre vatandaşın 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 48,81, dolar kuru tahmini ise 51,56 TL olarak kayıtlara geçti.
VATANDAŞIN 12 AY SONRASI DOLAR TAHMİNİ NE KADAR?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), şubat ayına ilişkin hanehalkı verilerini paylaşarak ekonomi yönetiminin projeksiyonları ile sokağın beklentisi arasındaki farkı gözler önüne serdi. Toplamda 3 bin 217 hanenin katılımıyla gerçekleştirilen dev ankette, katılımcıların gelecek bir yıl içindeki kur beklentisi bir önceki aya göre 0,71 TL gerileyerek 51,56 TL seviyesine indi. Bu veri, kurdaki volatilite beklentisinin hanehalkı nezdinde bir miktar yatıştığını ancak hala temkinli bir duruşun korunduğunu kanıtlıyor.
Ekonomi literatüründe beklenti yönetimi, enflasyonla mücadelenin en kritik sütunlarından biri olarak kabul edilir. Merkez Bankası’nın bu veriyi ilk kez şeffaf bir şekilde paylaşması, hanehalkı davranışlarını doğrudan ölçme isteğinden kaynaklanıyor. Özellikle gıda ve enerji fiyatlarındaki artış korkusunun devam etmesi, döviz talebi üzerindeki baskının ana belirleyicisi olmaya devam ediyor. Vatandaşın dolar beklentisindeki bu hafif geri çekilme, TL enstrümanlarına olan güvenin tesis edilme sürecinde önemli bir sinyal niteliği taşıyor.
ENFLASYON BEKLENTİSİNDE DEĞİŞİM VAR MI?
Halkın 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi şubat ayında değişim göstermeyerek yüzde 48,81 seviyesinde sabit kaldı. Geçen yılın aynı döneminde resmi rakamlar ve piyasa anketleri çok daha farklı bir tablo çizerken, vatandaşın beklentisinin %50 sınırına yakın seyretmesi katılaşmış bir algıya işaret ediyor. Piyasa katılımcıları anketinde profesyonellerin beklentisi genellikle daha düşük seviyelerde oluşsa da hanehalkı, market rafındaki fiyat değişimlerini baz alarak daha yüksek bir enflasyon öngörüyor.
Katılımcıların harcama kalemleri incelendiğinde, en büyük risk unsuru olarak yine gıda, yakıt ve enerji grupları öne çıkıyor. Gıda fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranında 0,2 puanlık sembolik bir düşüş yaşanmış olsa da toplumun geniş kesimi temel ihtiyaç maddelerindeki yukarı yönlü baskının süreceğine inanıyor. Bu durum, Merkez Bankası Başkanı’nın daha önceki sunumlarında belirttiği ‘beklentilerin çıpalanması’ hedefinin önündeki en büyük zorluklardan biri olmaya devam ediyor.
YATIRIMCI TERCİHİNİ HANGİ ARAÇTAN YANA KULLANIYOR?
Anketin en dikkat çekici sonuçlarından biri de yatırım tercihlerinde yaşandı. Vatandaşların ‘paramı nerede değerlendiririm?’ sorusuna verdiği cevaplarda altın açık ara liderliğini koruyor. Altın almayı planlayanların oranı 2,7 puanlık artışla yüzde 55,5 seviyesine tırmanırken, geleneksel yatırım aracı olan gayrimenkulde ciddi bir ivme kaybı gözleniyor. Ev veya dükkan almayı düşünenlerin oranı yüzde 30’a gerileyerek konut piyasasındaki durgunluk beklentisini teyit ediyor.
Konut fiyatlarındaki artış beklentisinin 3,82 puanlık sert bir düşüşle yüzde 35,41 seviyesine gerilemesi, hanehalkının artık gayrimenkulü eskisi kadar cazip bir ‘enflasyondan korunma aracı’ olarak görmediğini ortaya koyuyor. Faiz oranlarının yüksek seyretmesi ve kredi musluklarının sıkı tutulması, vatandaşın rotasını likiditesi daha yüksek olan ve küresel belirsizliklerden beslenen altına çevirmesine neden oluyor. Uzmanlar, bu yönelimin yastık altı birikim eğilimini de canlı tutabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
TCMB Hanehalkı Anketi Nedir?
Merkez Bankası, uzun yıllardır profesyonel piyasa katılımcılarıyla yürüttüğü anket çalışmalarına bu yıl itibarıyla hanehalkı ve reel sektör temsilcilerini de dahil ederek kapsamı genişletti. Geçmiş dönemlerde sadece finansal kurumların görüşleri baz alınırken, artık sokağın ve sanayicinin enflasyon algısı da doğrudan veri setine giriyor. Eski TCMB başkanlarının da sıkça vurguladığı gibi, toplumun enflasyonun düşeceğine inanmadığı bir ortamda sadece faiz artışları ile başarı sağlamak oldukça güç görünüyor.